BİZE HERGÜN 1 MAYIS!

BİZE HERGÜN 1 MAYIS!

Facebook Twitter Linkedin

İnsanlar hayata gözlerini açtıklarında sıfatsızdır. Bir şehirde, belki bir köyde belki Afrika’da belki de hiçbir devletin egemenliğinde olmadan bir “Haymatlos” olarak dünyaya gelebilirler. Zamanla herkes bir takım kimliklere bürünür. Bu kimlikler güvenlik, mutlu bir yaşam, bile isteye tercih edilmiş bir seçim ile belirlenebilir. Hemen her insanın, dünyada var olabilmesi için ihtiyarî veya icbarî olarak giydiği kimliklerden en kadimi işçiliktir.

Hepimiz bu fani alemde işçi olarak doğarız. Arapça’da kulun adı; ‘abd’dır. Abdullah deriz ya; Allah’ın kulu demektir. Abdurrahman deriz ya; Rahman’ın kulu demektir. Peki kul diye çevirdiğimiz ABD’in kelime anlamı nedir hiç düşündünüz mü? Çalışan demektir. Fakat abd’in amele’den farkı, çalıştığı karşılığında ücret istemeyendir. Kulluk, insanın ilk vazifesi değil mi? İlk görevimiz, sadık bir kul olmaya çalışmak ve hiçbir ücret beklentisinde olmamaktır.

Doğuştan işçi doğarız öyleyse. İnsan, eşref-i mahlûkat ise ondan sadır olan en şerefli amel de emektir. Emeksiz kazanç hem dinimizde haramdır hem insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.
Yine 1 Mayıs arifesindeyiz. 1 Mayıs, kâinatın en şerefli varlığına, kendimize, özümüze duyduğumuz saygının ifadesi olarak kutlanmaktan ziyade idrak edilmesi gereken bir gündür. 1 Mayıs, ilk defa Kentaki’de siyah-beyaz insan ayrımını, erkek-kadın cinsiyet ayrımını, halk-bürokrat elitist ayrımları ortadan kaldırmayı başarmış bir gündür. Kentaki’de siyah-beyaz işçilerin birlikte omuz omuza yaptığı eylemlerden sonra gazeteler şu başlığı atmıştı: “Böylece önyargı yıkılmış oldu!”. 1 Mayıs, birliğin, kardeşliğin, paylaşmanın günüdür işte bu sebeple.
1 Mayıs, emekçilerin alın terini korumak için verilmiş binlerce canın hüzünlü hikâyesidir aslında. Bizler sendikacıyız. Sendikal anlayışın oluşmasında ve güçlenmesinde en büyük etken dünya üzerinde 1 Mayıs’ın işçi ve emekçi günü olarak kutlanmaya başlamasıyla birliktedir.

Yaşadığımız dünyayı daha iyi bir noktaya taşımak, yuvamıza, insanlığın yuvasına sahip çıkmak, dünya üzerindeki devletler ve halklar arasında barışı sağlamak istiyorsak ilk önce işçi haklarına, işçilerin emeğine eğilmemiz gerekir. Zira insan önce yaşamını devam ettirmek için üretmek, çalışmak zorundadır. Çalışmakla yetinmez, hakkını almak ister. Hakkını aldıktan sonra da bunu olmayanlarla paylaşmak zorundadır. Biz bu anlayışla sendikal mücadelemizde kıymetli bir yolda ilerlediğimizin inancındayız. Emeğimize sahip çıkmanın, ekmeğimizi bölüşmenin, kardeşliği bu şekilde tesis etmenin peşindeyiz.

1 Mayıs 2009 yılı itibariyle ülkemizde resmi tatil ilan edilmiş ve kutlanmaktadır. İşçilerin emek ve ekmek kavgasında sen de bir rol alabilirsin.
1 Mayıs’ı bizlerle birlikte kutlamaya, emek ve ekmek mücadelemizde bize destek olmaya, kardeşliğe ve insanlar arasındaki barışın sağlanmasına, daha özgür ve ferah bir ülke ve dünya hayaline, paylaşımcı ve insancıl ekonomik düzene ancak birlik olabilirsek erişebiliriz.

Sen varsan biz de varız. Her günü 1 Mayıs şuurunda geçirebilirsek o zaman çocuklarımıza bırakabileceğimiz güneşli günler, anlatabileceğimiz şen hikâyelerimiz de olacak.
Nice 1 Mayıs’larda emekçilerin yanında, kardeşçe ve hakça paylaşımın tesis edildiği umut dolu bir geleceğe sen de ortak ol.

Bize her gün 1 Mayıs!

Mahmud Altunsoy
Enerji İş Sendikası
Genel Başkanı